12 Ekim 2017 Perşembe

Kitap Yorumu: Jane Eyre | Charlotte Brontë

Orijinal Adı: Jane Eyre
Yazarı: Charlotte Brontë
Çevirmeni: Arzu Altınanıt
Türü: Klasik Dünya Edebiyatı
Yayınevi: Yabancı Yayınları
Baskı Yılı: Nisan 2017
Sayfa Sayısı: 632

On yaşında öksüz kalan Jane Eyre, ona kötü davranan yengesinin evinde yaşamaktadır. Dayısının isteği üzerine, yengesiyle yaşayan Jane, kuzenleri tarafından da zorbalığa uğramaktadır. Yengesi Bayan Reed en sonunda çareyi Jane’i yatılı okula yollamakta bulur.

Yatılı okulda da zor zamanlar geçirmeye devam eder. Sonunda orada öğretmen olarak çalışmaya başlayan Jane kendini okulda sıkışmış hissettiğinden hayatına farklı bir yerde devam etmek ister ve verdiği bir mürebbiyelik ilanına cevap gelince, Bay Rochester’ın malikânesinde çalışmaya başlar. Çok geçmeden oradaki hayatına alışan Jane, malikânenin gizemli efendisine âşık olur ama hayat ona beklemediği zorluklar çıkarmaya devam edecektir.

Charlotte Brontë’nin güçlü ve kendi ayakları üzerinde durmayı öğrenen kahramanı Jane Eyre’ın bu klasik hikâyesi, gerek kasvetli havası gerek erkeklerin egemen olduğu bir dünyada kadın olmanın zorluklarını betimlemekte İngiliz edebiyatının en önemli romanlarından biridir.
 

10 Ekim 2017 Salı

Kitap Yorumu: Suspect | Robert Crais

Orijinal Adı: Suspect (Scott James & Maggie #1)
Yazarı: Robert Crais
Türü: Polisiye
Baskı Yılı: Ocak 2013
Sayfa Sayısı: 321

Los Angeles Polis Departmanı'nda polis olarak görev yapan Scott James'in durumu pek iyi değil. Sekiz ay önce, kimliği belirlenemeyen adamlar ortağı Stephanie'i öldürmüş ve onu da ağır yaralamıştı. Scott artık sağ kurtulduğu için kızgın, utanç içinde ve patlamaya hazır bir bomba gibi. Fiziksel olarak görev için uygun olmadığı söyleniyor... ta ki yeni ortağıyla tanışana kadar.

Maggie'nin de durumu pek iyi değil. Partnerini bir canlı bomba patlamasında kaybeden Maggie, Irak ve Afganistan gibi ülkelerde bomba taramalarında görev alan bir Alman kurdu ve o da Scott gibi travma sonrası stres bozuluğu yaşıyor.

İkisi de birbirlerinin son şansı. Her ne kadar artık polis olarak ciddiye alınmıyor olsalar da ikili kimsenin bulaşmak istemediği bir davaya el atıp Stephanie'yi öldüren katillerin kimliğini belirlemek için harekete geçiyor. Ve buldukları ipuçları Scott'a anlatılanların aksini işaret ediyor. Çıktıkları bu macera Scott ve Maggie'yi kişisel cehennemlerinin ortasına düşüyor. O cehennemden sağ salim kurtulabilecekler mi, işte bu merak konusu.


5 Ekim 2017 Perşembe

Restore Me'nin Kapağı Yayınlandı + Ön Okuma

Tahereh Mafi'nin ülkemizde Bana Dokunma adıyla yayınlanan ve çok sevilen Shatter Me Serisi'nin dördüncü kitabı Restore Me'nin kapağı yayınlandı! Kapakla beraber bir de sürpriz ön okuma yayınladı ki gözlerimden kalpler çıkarak okudum. Son kitapta bıraktığımız yerden on altı gün sonrasında başlayan Restore Me, Juliette, Warner ve Kenji arasında geçen kahkaha dolu anlarla keyifli bir açılış yapıyor.

O ön okumayı sizler için çevirdim:

JULIETTE

Artık çığlıklar atarak uyanmıyorum. Kanın görüntüsü midemi bulandırmıyor. Ateşlenen bir silahın sesiyle irkilmiyorum.

Kurtulan kişi olduğum için kimseden özür dileyecek değilim.

Yine de...

Çarpan kapı sesiyle irkiliyorum. Aniden nefes alıp arkama dönüyorum, yan tarafımda duran tabanca askısındaki yarı otomatik silaha gidiyor elim alışkanlıkla.

"J, ciddi bir sorunumuz var."

Kenji gözlerini kısmış bana bakıyor; elleri belinde, tişörtü göğsünü sıkıca sarmış. Bu sinirli Kenji. Endişeli Kenji. 45. Bölge'yi ele geçirdiğimizden ve ben Yeniden Kuruluş'un yeni komutanı olarak kendimi atadığımdan beri on altı gün geçti, on altı sakin ve sinir bozucu gün. Her gün yarı korku dolu yarı neşeli bir güne uyanıyorum ve her gün gergin bir şekilde, düşman ülkelerin otoriteme karşı gelip bize savaş açmasını bekliyorum. Ve sanırım o an geldi. Derin bir nefes alıyorum ve boynumu kütleterek Kenji'ye bakıyorum.


4 Ekim 2017 Çarşamba

Haber: Leigh Bardugo'dan Yeni Seri 'King of Scars'

by littleschemer
Leigh Bardugo yeni kitaplar yazmaya doymadı, doyamıyor. Yazar yeni bir Grisha serisiyle okurlarıyla buluşmaya hazırlanıyor. King of Scars adıyla duyuraln seride Kargalar Meclisi ikilemesinde de adını sıkça işittiğimiz Ravka kralı Nikolai Lantsov'u öyküsü ve iç savaş sonrasında az da olsa huzura kavuşan ülkesinin yeni tehditler karşısındaki mücadelesi konu edilecek.

Leigh Bardugo, Grisha Serisi'nin son kitabı Kuşatma ve Fırtına'da öldürmeyi planladığı Nikolai Lantsov'un hikayesini neden devam ettirmeye karar verdiği şöyle açıklıyor: "İtiraf etmek gerekirse Nikolai Lantsov'un Kuşatma ve Fırtına'da ölmesi gerekiyordu. Onu kardeşinin kollarında, serinin kadın kahramanına öldürtecektim. Böylece kadın kahramanımız başkentten kaçmak zorunda kalacaktı. Kan! Gözyaşı! Politikal entrikalar! Ve üçleme sona erecekti. Ama korsan prensimi yazmaya başladığımda; onun yalan söyleme yeteneği ve çenesini kapatamama yeteneksizliği karşısında kendimi durduramadım. Şaşırtıcı olmasa da (eminim Nikolai da şaşırmamıştır) hakkında en çok soru aldığım karakterlerden biridir kendisi. Mutlu sona ulaştı mı? Kraliçesi kim olacak? Üniversitede yazdığı şiirler ne kadar kötüydü? Ama her zaman sessizliğimi korudum, çünkü doğru zaman geldiğinde onun hikayesini devam ettirmek istediğimi biliyordum. King of Scars'da, şiirler konusunda sizi

2 Ekim 2017 Pazartesi

Kitap Yorumu: Ya Da Biz Masal Olsak | Ezgi Durmuş

Orijinal Adı: Ya Da Biz Masal Olsak
Yazarı: Ezgi Durmuş
Türü: Dram, Romantik
Yayınevi: Destek Yayınları
Baskı Yılı: 2017
Sayfa Sayısı: 200

Dünyanın en şanslı kadını; hayatında, tıpkı hayran olduğu babasına benzeyen bir adam olan kadındır. Ve dünyanın en şanslı bir diğer kadını; olmayan babasının yerine koyabileceği kadar güvendiği ve sevildiği bir adama sahip olan kadındır.

Ben ikinci şanslı gruptandım.

Ve bir gün evlenirsem; kızının saçlarını okşarken ona kendi uydurduğu masalları anlatabileceğine emin olduğum bir adamla evlenmeye kararlıydım.

Çünkü masalsız ve babasız büyümek çok zor.


20 Eylül 2017 Çarşamba

Kitap Yorumu: Persepolis: The Story of a Childhood | Marjane Satrapi

Orijinal Adı: Persepolis: The Story of a Childhood (Persepolis #1-#2)
Yazarı: Marjane Satrapi 
İngilizceye Çeviren: Mattias Ripa
Türü: Çizgi Roman, Otobiyografi 
Baskı Yılı: Haziran 2004
Sayfa Sayısı: 153

Zeki, komik ve kalp kırıcı. Marjane Satrapi, İslam Devrimi sırasında İran'da yaşadıklarını Persepolis'te anlatıyor. Siyah-beyaz çizimlerle güçlenen kitapta Satrapi, altı yaşından on dört yaşına kadar Tahran'da yaşadıklarını, Şah rejiminin devrilişini, İslam Devrimi'nin kazandığı zaferi, ve İran-Irak savaşının korkunç sonuçlarını anlatıyor. Marksist bir ailenin zeki ve çok bilmiş küçük kızı, İran'ın son imparatorunun torunu olarak Marjane, ülkesinin başına gelenlerle kendi çocukluğunu harmanlayarak bize sunuyor.

Orijinalinde dört cilt halinde Fransızca olarak yayınlanan Persepolis, benim okuduğum İngilizce edisyonda iki cilt iki cilt olarak ikiye ayrılmış. İlkinde (şu anda yorumladığım kitapta) Marjane'in çocukluğuna göz atıyoruz. Şah Rıza Pehlevi rejiminin son yıllarıyla başlıyor kitap. Şah'ın nasıl göreve geldiği, kimlerce getirildiği gibi ince detaylara da yer verilmiş. 

İran'daki İslam Devrim pek çoğumuzun aşina olduğu bir konu. Birçok filme, diziye ve hatta kitaba ufak da olsa konu edilmiş tarihi bir mevzu. Fakat bu kitapta o ülkenin içinde bizzat yaşamış ve ne Şah'ı ne de İslam Devrimi'ni destekleyen bir ailenin içinden olaylara bakıyoruz. Böylesi daha gerçekçi, daha ürkütücü ve üzücü. Şah rejimiyle modernleşen İran'ın devrim sonrası bir anda ne hale geldiğini ürkütücü bir şekilde izliyoruz.

Küçük kızın gençlik yıllarının başına kadar yaşadığı süreçte İran'dan nelerin, nasıl, ne şekilde değiştiğini, eğitim sisteminin bir anda nasıl tepetaklak olduğunu, içerisi boşaltılan hapishanelerin nasıl sudan sebeplerle doldurulduğunu görmek; fikri, düşüncesi, modern giyinmesi gibi SAÇMA SAPAN gerekçelerle insanların toplum polisi ve devrim yanlısı halk tarafından dışlanması, tartaklanması çok yabancı olmadığımız şeyler. 

Etkileyici bir anlatımı olan Marjane pek çok konuyu (belki de ailesinin eğlenceli yapısından kaynaklanan bir nedenle) traji komik bir şekilde ele almış. Ama siz gülmüyorsunuz. Gülemiyorsunuz. 





Beni INSTAGRAMTWITTERFACEBOOK ve GOODREADS'te bulabilirsiniz.



18 Eylül 2017 Pazartesi

Kitap Yorumu: Bir Yudum Su | Mindy McGinnis

Orijinal Adı: Not a Drop to Drink (Not a Drop to Drink #1)
Yazarı: Mindy McGinnis
Çevirmeni: Zehra Uzun
Türü: Blim Kurgu, Distopya, Genç Yetişkin
Yayınevi: Novella Dinamik
Baskı Yılı: Eylül 2017
Sayfa Sayısı: 320

On yedi yaşındaki Lynn, su kaynaklarının hayati önem taşıdığı kuraklık sonrası bir dünyada annesiyle birlikte yaşamaktadır. O ve annesi, tüm hayatlarını bu çetin dünyada en önemli varlıkları olan göletlerini korumaya adamışlardır. Fakat böyle bir su kaynağı, sayısız tehlikeyi üzerlerine çekecektir. Ufukta beliren dumansa yalnızca tek bir şeyin habercisi olabilir: Yabancılar.

Çok geçmeden tüm hayatı altüst olan Lynn, annesinin her daim öğütlediği gibi insanlara güvenmemeye devam edebilecek midir? Yoksa hiç beklemediği birinden gelen yardım eli, ona bilmediği bir dünyanın kapısını mı aralayacaktır?

Tehlikeli bir dünyada hayatta kalma, kaynakların tükenmesi ve güç savaşları konularını ele alan Bir Yudum Su inanılmaz hikâyesiyle kaçırılmaması gereken bir çıkış romanı.