24 Mayıs 2016 Salı

Kitap Yorumu: Gölge Şehir - Bayan Peregrine'in Tuhaf Çocukları #2 (by Ransom Riggs)

Orijinal Adı: Hollow City (Miss Peregrine's Home for Peculiar Children #2)
Yazarı: Ransom Riggs
Çevirmeni:
Yayınevi: İthaki Yayınları
Türü: Genç Yetişkin, Fantastik, Paranormal
Baskı Yılı: Nisan, 2016
Sayfa Sayısı: 440
3 EYLÜL 1940. On tuhaf çocuk, ölümcül canavarlardan oluşan bir ordudan kaçıyor. Ve onlara yardım edebilecek tek kişi var, o da bir kuşun bedenine hapsolmuş durumda.

Bayan Peregrine'in Tuhaf Çocukları'nda başlayan olağanüstü yolculuk, Jacob Portman ve arkadaşlarının, dünyanın tuhaf başkenti olan Londra'ya yaptıkları yolculukla devam ediyor. Orada, müdireleri Bayan Peregrine'e yardım etmenin bir yolunu arayan tuhaf çocukları, savaş yüzünden yaralanmış bu şehrin karanlık köşelerinde korkutucu sürprizler bekliyor. Serinin ikinci kitabı Gölge Şehir de merak uyandıran eski fotoğraflarla heyecan verici bir hikâyeyi bir araya getiren, eşsiz bir kitap. Gölge Şehir'e yapılacak bu yolculukta siz de yerinizi ayırın!

"Gergin, duygusal ve tuhaf mı tuhaf. Fotoğraflar ve metin birbirini tamamlayarak unutulmaz bir hikâye yaratıyor." - John Green, Aynı Yıldızın Altında'nın çoksatan yazarı
"Tuhafın tadını almışları heyecanlandıracak bir macera..." - Kirkus Reviews

"İlk kitabın hayranları, bu kitabın içindeki ganimetlere bayılacak." - School Library Journal

"Güçlü bir devam kitabı, ilki kadar sürükleyici ve bağımlılık yaratıcı." - Hypable

En son bıraktığımızda Tuhaf Çocuklar yanlarına kuş formundaki Bayan Peregrine'i de alarak uzun yıllardır yuvaları olan, artık yıkık dökük tanınmaz haldeki evlerini geri bırakarak bir bilinmeze doğru kürek çekiyorlardı. İkinci kitap tam da bıraktığımız noktadan devam ediyor.

Tüm tuhaflıklarına rağmen onlar yaşlı ruhlara sahip bir grup çocuktur ve her çocuk masal okumayı sever. Kaçarken yanlarına aldıkları en önemli şeylerden biri olan Tales of the Peculiar kitabı hikaye boyunca çocuklara rehberlik eder. Çünkü tahminlerine göre o kitaptaki hikayeler İngiltere'de var olan Döngüler'in yerlerini işaret eden birer bilmece gibidir ve geriye kalan tek ymbryne olan Bayan Wren'i bulmak için tek yoldur.

Çaresizce peşlerindeki Gölgeler'den kaçan ve kendilerine yaşayacak bir Döngü, Bayan Peregrine'i insan formuna döndürecek bir çözüm bulmaya çalışan bir avuç tuhaf çocuk kendilerini İkinci Dünya Savaşı'nın en ateşli döneminde Londra sokaklarında bulur. Bir yanda korkutucu bombalamalar bir yanda savaştan kaçan insanların dramı... kendi çaresizliklerini gölgede bırakır.

İkinci kitapla birlikte Tuhaf Çocuklar'ın geçmiş hikayelerini ve tuhaflıklarının ilk işaretlerini detaylı bir şekilde öğrenmiş ve Jacob'ın yeteneğinin boyutlarını da keşfetmiş oluyoruz.

Fakat ilk kitapta sindiremediğim bazı şeylerin ikinci kitapta da devam ettiğini görmek üzücüydü. Bu hikayeye, çocuklara ve onların tuhaflıklarına bayılıyorum ve okumaktan da büyük keyif alıyorum fakat Jacob bir anlatıcı olarak bana sıkıcı geliyor. Sonradan öğreneceği tuhaf yeteneğine rağmen o günümüzde yaşamış -kimse kusura bakmasın- içi boş ergenlerden biriyken yaşlı ruhlara sahip bir grup zeki mi zeki çocuğun arasına düşüyor. Durum böyle olunca hikayenin devamı açısından bir kurtarıcı görevi görmesine rağmen onu bir "hero" olarak göremiyorum. Emma ile ilişkisinin de fazla zorlama olduğunu düşünüyorum ve Ransom Riggs'in bu konuda sırf romantizm katmak adına hikayeyi baltaladığına inanıyorum.

Sevmediğim genel konuları geride bırakırsak ikinci kitapta öyle bir ruh hali vardı ki okurken sanki tüm gün tuhaf çocuklarla takılmışım gibi sürekli üzgün ve çaresiz hissediyordum. Her birini daha yakından tanıma şansı bulduktan sonra özellikle Olive, Claire, Browyn, Millard ve Hugh'a bayıldım ve onları sarıp sarmalamak istedim.

Şimdi üçüncü kitap için gün sayıyorum. Çok kısa olduğunu bildiğim için bıraktığımız noktadan sonra Ransom Riggs bizi nerelere götürecek, bu çocukları nasıl bir mutlu sonla buluşturacak, ya da buluşturacak mı çok merak ediyorum. Aslı Dağlı'nın mükemmel (abartmıyorum!) çevirisiyle okumak için elini çabuk tut İthaki!


2 yorum:

  1. Merhaba, ilk kitabı okudum ancak buna fırsatım olmadı daha. Kısa zaman içinde okuyunca inşallah karşılıklı olarak tartışırıxz kitabı. ben ilkini oldukça beğenmiştim umarım bu da iyidir.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Selam :) Tabii ki, beklerim yorumunuzu. İkinci kitabı ilk kitaptan daha fazla sevdiğimi söylemeliyim. Yorumumda da bahsettiğim üzere Jacob'ı çok sevemedim bu nedenle de ilk kitabın yarısı biraz sıkıcıydı bana göre. Ama ikinci kitabın temposu da duygusu da çok yüksekti.

      Sil