11 Mayıs 2017 Perşembe

Kitap Yorumu: Ölmek İçin On Üç Sebep | Jay Asher

Orijinal Adı: Thirteen Reasons Why
Yazarı: Jay Asher
Çevirmeni: Müge Atalay
Yayınevi: Artemis Yayınları
Türü: Dram, Genç Yetişkin
Baskı Yılı: 2014
Sayfa Sayısı: 312

Hannah Baker ölmeden önce birkaç kaset doldurmuştu. İntiharının nedeni olarak gördüğü kişilerin adları bu kasetlerde gizliydi. Clay Jensen, Hannah'nın doldurduğu kasetlerle ilgili hiçbir şeye karışmak istemiyordu. Hannah ölmüştü. Sırları da onunla birlikte gömülmeliydi. Ancak Hannah'nın sesi, Clay'e kasetlerde onun da adının geçtiğini söyledi. Clay gece boyunca kasetleri dinledi...

Öğrendiği şey, hayatını sonsuza dek değiştirecekti.

Clay Jensen'ın ilk aşkının son sözleri.


Hannah Baker intihar ettiğinde geride, onu bu yola iten nedenlere, yani okul arkadaşlarına birer kaset bırakır. Kasetlerin her bir yüzü bir kişiye ithaf edilmiş ve Hannah'nın o kişi ile yaşadığı sorunları ve gerçekleri ortaya dökmektedir. Anlatıcımız Clay de onlaran biridir. Clay, inek bir öğrenci, herkese karşı mesafeli ama samimi ve okulda kimseyle sorunu olmayan biridir. Aynı zamanda Hannah'nın iş arkadaşıdır. Ve tabii ki kıza karşı hisler beslemektedir.

Buraya kadar her şey bu kitabın çok duygusal olacağına ve derin bir etki bırakacağına işaret. Ama okuduğunuzda durum hiç de öyle olmuyor.

Hannah ardında toplamda on üç kişiye ithafen yedi kaset bırakmış. Bu kasetlerde adı geçen insanlar Hannah'nın okuldaki kötü namına ve insanların ona kaba davranışlar sergilemesine neden olan kişiler. Peki Clay'in buradaki rolü ne? Bu denli kibar ve kimseyi incitmeyen bir çocuk bu kıza ne yapmış olabilir? Clay'in kasedine kadar bu kitabı bitirmemi sağlayan tek neden bu meraktı, sonrası ise sadece bitse de kurtulsam ve diziyi ona göre ele alsam şeklindeydi.

Diziyi izledikten sonra ise kitabın iyi bir noktaya parmak bastığını ama kötü bir kurgu oluşturduğunu düşünmeye başladım. Çünkü konunun ilerleyişi bildiğiniz vasat ve mantıksızca.

Yani bu kızın intiharına neyin neden olduğunu bilmeyen bir ailesi var ve bunu araştırma zahmetine bile girmiyor. Elinde kızın itiraflarından oluşan kasetlere sahip arkadaşları (her ne kadar kızı intihara sürükleyen neden kendileri olsa da) ve ortada bir cinsel suç var ama kimsenin kılı bile kıpırdamıyor. Kimse vicdan yapmıyor, kimse durup düşünmüyor, kimse neden demiyor... Okurken çok saydım, sövdüm. Çünkü böyle bir kitap yazılıyorsa eğer bu kitabın amaçlarından biri de okulda zorbalığa maruz kalan ve bu konuda birilerine açılmayı düşünen gençlerin adalete bir şekilde inanmaları olmalı. Biliyorum, dünyanın kendisi zaten adaletsiz, ne adaletinden bahsediyorsun diyeceksiniz ama bu bir kurgu, okuyanlara ilham vermeli, bir şeylere örnek olmalı ve iyi şeylerin de olabileceğine dair umut vermeli.

Bu nedenledir ki dizisini kitabından daha çok sevdim. Kafamda oluşan tüm sorulara cevap, isyanlarıma ses oldu adeta. Uyarlama dediğin böyle olmalı.

Kitabı okumalı mısınız? Diziyi izlemeden fikrim olsun derseniz okuyun, yok almayayım derseniz de kitabı boşverip direk diziyi izleyin derim. İkinci sezon onayı aldıktan sonra "anlatılacak ne kaldı ki, kasetler zaten bitti" diyenlerin aksine ben daha anlatılacak çok şey olduğuna ve kitaptan bağımsız ilerleyen dizinin daha iyi bir şekilde biteceğine inanıyorum. Kitabın sonunda havada kalan her şeye cevap bekliyoruz, bunları da bize ikinci sezon verecek.



Beni INSTAGRAMTWITTERFACEBOOK ve GOODREADS'te bulabilirsiniz. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder