12 Mayıs 2017 Cuma

Kitap Yorumu: Royally Screwed | Emma Chase

Orijinal Adı: Royally Screwed (Royally #1)
Yazarı: Emma Chase
Türü: Yeni Yetişkin, Romantik
Baskı Yılı: Ekim, 2016
Sayfa Sayısı: 276

Nicholas Arthur Frederick Edward Pembrook, Wessco'nun Veliaht Prensi, nam-ı diğer Asalet-i Seksi Hazretleri; büyüleyici bir karizma, etkileyici bir yakışıklılık ve göz ardı edilemeyecek bir ego; insanların önünde eğildiği birinin böyle olmaması işten değil. 

Karlı bir Manhattan akşamında prens, önünde eğilmek yerine yüzüne turta fırlatan esmer bir güzelle tanışır ve Nicholas, kızın da en az pişirdiği turtalar kadar lezzetli olup olmadığını merak etmeye başlar. Her istediğini elde eden biri için bu pek de zor olmasa gerektir. 

Oysa Olivia Hammond'ın herhangi bir prensle çıkmak gibi bir hayali yoktur. 

Kuralcı bir kraliçe, çılgın ve uygunsuz bir ikinci veliaht prens, acımasız paparazziler ve her şeyi didikleyen bir ulus. Her ne kadar artık atlı arabalar yerine Rolld Royces kullanıyor ve yıllardır kimsenin kafasını uçurmuyor olsalar da onlar yine de bir kraliyet ailesi ve kraliyet aileleri halktan birini içlerine kabul etmezler. 

Fakat Olivia için Nicholas her şeye değerdir. 

Tüm dünyanın gözleri önünde büyüyen Nicholas için artık evlilik çanları çalmaktadır. Nihayetinde prensin kim olduğuna karar vermesi ve Kral olmak ya da Olivia'a ile sonsuza dek mutlu olmak arasında bir seçim yapması gerekir. 


İngiliz kraliyet ailesini düşünün... Prenslerimiz; William ve Harry, Kraliçemiz Elizabeth, hatta merhum anne figürümüz Leydi Diana bile var. Yalnız bunların hiçbiri aslında İngiliz kraliyetinin değil, sözümona İskoçya Bağımsızlık Savaşı sonrasında bağımsızlığını ilan eden Wessco kraliyet ailesinin fertleri. Tamamen kurgusal olan bu ülke dışında hemen hemen her şey bildiğimiz İngiliz kraliyeti. Yani aslında hikayenin yapısını oluşturan önemli şeylerin hepsi bizim aşina olduğumuz kişiler ve mekanlar. Öyle ki Leydi Diana'nın cenaze töreni bile konu edilmiş. 

Okurken durup durup güldüğüm, Emma bi git allasen dediğim oldu. 

Şimdi konu şöyle; kraliyet ve hükümet arasında bazı anlaşmazlıklar var ve halk gittikçe kraliyet ailesine kin duymaya başlıyor. Nefreti yumuşatmanın tek yolu bir kraliyet düğünü. Bu durumda veliaht prens Nicholas'ın soylu bir kızla, ivedilikle evlenmesi gerekli. Kraliçe emir buyurmuş, uymayan ayıp eder. Hal böyle olunca da Nicholas'ın paçaları tutuşuyor, ne yapacağını kara kara düşünürken kardeşi Henry'nin Amerika'da olduğunu öğreniyor. Tam bir trouble maker olan Henry, askerlik görevini bitirdikten sonra aileden uzaklaşmış ve ülke ülke gezip tozmakta, ama Kraliçe ensesinde. Kardeşini toplayıp getirmesi için Kraliçe'nin talimatıyla Amerika'ya göreve gönderilen Nicholas orada belki de tahta giden yolda yön değiştirmesini sağlayacak bambaşka şeylerle karşılacaktır.

Nicholas'ın Manhattan'da turtalarıyla ünlü bir kafe işleten Olivia'ya gönlünü kaptırması, ardından yaz sonunda onu evlendirmeyi planlayan Kraliçe'ye nispet yapa yapa, kızı koluna takıp Wessco'ya götürmesi hem kraliyetin hem de dünya basının gündemine oturuyor. İkilinin ilişkisi gittikçe derinleşiyor ama nihayetinde Nicholas'ın sıradan bir kızla evlenmesinin mümkünatı yok çünkü o bir veliaht prens. Bu imkansız durum dram yönünden çok yetersiz. Her şey oldu bittiye geliyor. Zirve noktasına gelene kadar geçen her olay çöp oluyor. Ben ikilinin ilişkisi klişenin dibi. Nicholas'ı ve bu evlilik işinin içinden çıkamayınca saçmalamalarını hiç ama hiç sevmedim. 

"What in the world has gotten into you, Nicholas?"
"The beginning of the end has gotten into me."

Kardeşi Henry ise ayrı bir mevzu; şımarık, yaramaz bir çocuk gibi. Ancak o bu kitaptaki tek eğlenceli şey. Bence renk katmış. Henry'yi okurken istemsizce gözümün önüne hep bu gif geldi: 




Henry'nin sevimli ve sorunlu kişiliği bu serinin devamını okumamı sağlayabilecek tek neden ama Emma Chase'nin yine klişeleri sıralayıp onu da batıracağından eminim. Bu yüzden şu anda okuyup okumamak konusunda çok kararsızım ama Henry'nin, pimi çekilip eline bırakılan el bombasını patlatıp patlatmayacağını merak ettiğim için okuyacağım sanırım. Ayrıca Sarah 😍




Beni INSTAGRAMTWITTERFACEBOOK ve GOODREADS'te bulabilirsiniz. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder