16 Haziran 2017 Cuma

Kitap Yorumu: Aşk Gibi Aydınlık Ölüm Gibi Karanlık | Mehmed Uzun

Orijinal Adı: Ronî Mîna Evînê Tarî Mîna Mirinê
Yazarı: Mehmed Uzun
Türü: Yetişkin, Kürt Edebiyatı
Baskı Yılı: 1998 
Sayfa Sayısı: 358

Aska en cok caresizlerin mi ihtiyaci vardir? Iki caresiz, yalniz, eksik ve kirgin yurek ayni topraktan olmalarina ragmen yazgilarina yenik dusup, farkli cephelerde yer alir. Baz devletin derinliklerinde, yalanci bir gecmisle beslenmis bir komutan, Kevok, universiteyi birakip sevdiginin ardi sira daglari mekan tutan idealist bir genc kiz. Ve bununla birlikte akip giden, bir halkin makus talihi ve gelecek isaretleri. Yazgilari, onlari en umulmadik zamanda bulusturup olume yolcu eder.

 

Mehmed Uzun kürt edebiyatının en önemli yazarlarından biri. Gılgamış destanı üzerinden yola çıkarak karanlık ve aydınlık üzerine, ülkenin ikiye ayrılan toplumlarını ele almış. Bu ülkenin adı Büyük Ülke, bir general tarafından yönetiliyor. Haliyle çok da sevimli bir tablo yok. Oldukça rahatsız edici, zaman zaman tiksindirici hikayeler anlatılıyor.

Çünkü aşk, umutsuz ve çaresizlerin düşüdür. Çünkü aşk, güçlüklerle yüz yüze yaşayan insanların düşüdür.

Anlatıcımız bir yazar; yolunun kesiştiği Dağlar Ülkesi'nden bir kızla başlayıp o karakterin başından geçenleri ve Büyük Ülke'nin üst rütbeli bir askerinin kızın hayatına girişini, ikisinin geçmişleri ve geleceklerini, yaşadıkları Büyük Ülke'nin siyasi sorunlarını, Dağlar Ülkesi insanlarının gördükleri zorbalığı ve nihayetinde ortaya çıkan iç savaşı ve bu iç savaşa kurban edilen canları anlatıyor. Çok uzak bir hikaye değil. Tam yanıbaşımızda. Yıllardır içimizi yakan bir konuya parmak basmış. Ama herkesin objektif bakıp bu kitabı o şekilde değerlendirebilmesi zor. Çünkü her anlamda yer yer rahatsız edici.

Konunun rahatsız edici ve üzücü kısmını bir kenara bırakırsak yazarın şiir gibi bir anlatımı var ve çevirmen de bunu dilimize çok güzel aktarmış.

Gün, olağan bir gün değil. Gün mahşer günü; yüklenip göçme günü.
Gün, sürgün günü, yabancı diyarlara doğru bir sürgün.

Anadili Kürtçe olan biri olarak Kürtçe okuyamıyorum bu nedenle çeviri alıp okumak zorunda kaldım ama buna hiç pişman olmadım. Yer yer dil farklılıkları nedeniyle birbirini tekrarlayan cümleler olmasa belki de hiçbir kusuru yok kitabın. O da dediğim gibi dil farklılıklarından kaynaklanıyor.

"...En kötü düşman tâbiat değil, insandır unutma. İnsanın en zorlu düşmanı yine insandır.''




Beni INSTAGRAMTWITTERFACEBOOK ve GOODREADS'te bulabilirsiniz. 


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder